Türk Telekom hakkındaki iddialara yönelik düzeltme – 5

​​​29.08.2018 tarihinde bir internet sitesinde, “Türkiye işte böyle sömürüldü” başlığıyla yayınlanan yazıda, Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekomünikasyon A.Ş. (“Türk Telekom”) ve özelleştirilmesi sürecine ilişkin, gerçek dışı iddialara yer verilmesi, araştırma ve veriye dayanmaksızın yanlış bilgilendirme yapılması ve bu yazıdaki yanlış bilgilere farklı bazı yayın organlarında da yer verilmesi nedeniyle kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği görülmüştür.

Aşağıdaki düzeltme metninde kullanılan verilerin tamamı Türk Telekom’un resmi internet sitesinden ve düzenli olarak yayınlanan yıllık ve 3 aylık finansal raporlardan ve resmi kurumların kamuya açık kaynaklarından alınmıştır. Yazıdaki kaynağı belli olmayan, nasıl hesaplandığı ortaya koyulmayan asılsız iddialarla, Türk Telekom’un kaynaklarının dışarı çıkarıldığı ve her şeyden önemlisi devletin zarara uğratıldığı algısı yaratılmaya çalışılmaktadır.

Aşağıda gerekçeleri ile cevaplayacağımız yazıda belirtilen iddiaların hiçbiri doğru değildir. Hiçbirinin kaynağı ve hesaplama yöntemi belli değildir. Bu şekilde kaynak belirtmeden yanlış bilgilerin yayılmasına neden olmak gazetecilik etik ilkelerine de aykırıdır. Detaylı bilgilere ve rakamsal verilere yer verilerek doğruymuş izlenimi verilmeye çalışılan bu ve benzeri yayınlar Türk Telekom’u ve ülke ekonomisini yıpratmaya yönelik kötü niyetli girişimlerden ibarettir.

Uluslararası finansal denetim standartlarında faaliyet yürüten ve halka açık bir şirket olan Türkiye’nin milli değeri Türk Telekom’un, aşağıda tek tek yanıt verdiğimiz asılsız iddialarla yıpratılmaya çalışılması özellikle ülke ekonomisine de zarar vermektedir. Dolayısıyla, yazarı yukarıda halka açık rakamlarla tek tek yanıt verdiğimiz tüm bu asılsız iddialarını kaynak belirterek ve hesaplama yöntemini açıklayarak kanıtlamaya davet ediyoruz.

İDDİA 1: Hazine ve Maliye Bakanlığı, bankalara olan kredi borcunu ödemeyen Suudi Ojer Telekomünikasyon AŞ'nin (OTAŞ) Türk Telekom'da sahip olduğu yüzde 55 hissenin devredilmesine izin verdi. Hisseler, bankaların ortak olduğu özel amaçlı şirkete (SPV) devredildi. Böylece Akbank, Garanti Bankası ve İş Bankası Türk Telekom'un çoğunluğuna sahip oldu. Bu işlemin ardından Suudiler, Türk Telekom'u, 6,5 milyar dolara 21 yıl için kiralayıp, Türk bankalarından da 4.7 milyar dolar borç alarak, ödeme yapmadan devretmiş oldu. Yerli sermaye ise yabancı sermayeye aktarılmış oldu. Üstelik OTAŞ, kurumun altyapısını da satarak, milyarlarca dolarlık kazanç elde etti.

GERÇEK: Öncelikle yazıda, ‘Hisseler, bankaların ortak olduğu özel amaçlı şirkete (SPV) devredildi. Böylece Akbank, Garanti Bankası ve İş Bankası Türk Telekom'un çoğunluğuna sahip oldu’ şeklinde söz edilen hisse devri konusunda adı geçen bankaların 29.08.2018 tarihinde yaptıkları özel durum açıklamalarında da belirtildiği üzere süreç devam etmektedir. Türk Telekom’un OTAŞ’a ait hisselerinin yazıda adı geçen bankalara devri henüz tamamlanmamıştır. Yazıda yer alan, ‘Türk Telekom'u, 6,5 milyar dolara 21 yıl için kiralayıp’ ifadesi tamamen yanlıştır. Türk Telekom’un 21 yıllığına kiralanması söz konusu değildir. OTAŞ, Türk Telekom’un özelleştirilmesini müteakip Türk Telekom hisselerinin yüzde 55’inin maliki olmuş ve bu satıştan kaynaklanan borcunu Hazine’ye ödemiştir. Bu işlem bir kira değil, satış ve mülkiyetin devri işlemidir. Türkiye’deki tüm operatörler iletişim faaliyetlerini süreli imtiyaz sözleşmeleri kapsamında yürütmektedir. Bu kapsamda Türk Telekom’da telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi ve telekomünikasyon altyapısının yürürlükteki mevzuat çerçevesinde kurulması ve işletilmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK”) ile imtiyaz sözleşmesi imzalamıştır. Söz konusu imtiyaz sözleşmesinin süresi 21 yıldır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi Özelleştirme İdaresinin sayfasında http://www.oib.gov.tr/T%C3%BCrk%C3%A7e/Portfoy/Portfoy_Detay/T%C3%BCrk_Telekom%C3%BCnikasyon_A%C5%9E/1488904219.html? Linki üzerinden kamuoyu ile paylaşılmaktadır. 21 yıllığına BTK tarafından Türk Telekom’a verilen haklar ile Hisse Satış Sözleşmesi ile Hazine tarafından Türk Telekom’un hisselerinin mülkiyetinin OTAŞ’a devri birbirinden tamamen farklı konulardır. Yazarın burada OTAŞ’ı kiracı gibi gösterip hemen ardından ‘altyapı satışı’ yaptığı yönündeki iddiaları gündeme getirmesi kasıtlıdır. Burada özellikle ‘kiracı konumundaki OTAŞ, Türk Telekom’un altyapısını satıyor’ şeklinde olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Oysa Türk Telekom’da hiçbir altyapı satışı yapılmamıştır. Türk Telekom’un altyapısı devlete aittir. BTK ile olan 21 yıllık imtiyaz sözleşmesi kapsamında Türk Telekom, sözleşmenin yenilenmemesi gibi bir durum gerçekleşirse, sahip olduğu tüm altyapıyı çalışır vaziyette devlete teslim edecektir. Bu süreçte Türk Telekom’un, sektörün ve teknolojik gelişmelerin gerektirdiği altyapı yatırımlarını güncellemesi söz konusudur. Bu kapsamda gerekli görülen noktalarda bakır kablo ya da gayrimenkul gibi varlıkların satışı yapılıp yerine yeni teknoloji olan fiber yatırımı yapılmaktadır. Türk Telekom’un özelleştirmeden bu yana 30 Haziran 2018 itibariyle gerçekleştirdiği yatırım miktarı 15.3 milyar dolar karşılığı 32 milyar TL’dir. Durum bundan ibarettir.

Yazıdaki, ‘Üstelik OTAŞ, kurumun altyapısını da satarak, milyarlarca dolarlık kazanç elde etti.’ ifadesi kesinlikle gerçeği yansıtmayan bir iddiadır. Türk Telekom’un her türlü taşınmaz satışı kanunlara uygun bir şekilde, şirket ana sözleşmesi kapsamında ve yönetim kurulu kararı ile yapılmaktadır. Türk Telekom’a ait her türlü varlığın satışından elde edilen gelir şirketin kasasına girmiş ve yatırıma harcanmıştır. Aşağıdaki iddialara verilen yanıtlarda görülen bu satışların detaylarına ve yapılan yatırım harcamalarına bakıldığında yazıda iddia edildiği gibi OTAŞ’ın Türk Telekom’un altyapısının satışından milyarlarca dolar kazanç elde etmesi söz konusu değildir.

Yazıdaki ‘ödeme yapmadan devretmiş oldu’ ifadesi de tamamen yanlıştır. OTAŞ, özelleştirme kapsamında Türk Telekom’un yüzde 55 hissesine karşılık Hazine’ye olan 6.55 milyar dolar olan borcunun tamamını faiziyle birlikte 7.2 milyar dolar olarak ödemiştir. OTAŞ’ın bankalardan aldığı kredi ise OTAŞ ile bankalar arasındaki ticari bir ilişkidir.

İDDİA 2: Öyle ki Suudiler, Türk Telekom'u Türk bankalarından aldıkları krediyle, kasasındaki 2 milyar dolarlık bütçe ile beraber satın aldı. 10 senede net 15 milyar dolar kâr elde ettikleri bilinen Suudiler, piyasaya sadece 2 milyar dolar ödeme yaptı. Yani OTAŞ, Türk Telekom’u satın aldıktan sonra sadece Türkiye’deki parayı Türk bankalarına ödedi. İddialara göre şirket, son yıl, 3 buçuk milyar dolar zarar göstererek ödeme yapamayacaklarını gerekçe gösterdi ve kalan milyarlarca liralık borcunu da ödemedi.

GERÇEK: OTAŞ, özelleştirme bedeli olan 6.5 milyar doların tamamını devlete ödemiştir. İlk yıllarda taksitle ödeme yaptığı için OTAŞ’ın devlete ödediği özelleştirme bedeli 7,2 milyar dolardır. Yazıdaki ‘Türk Telekom'u Türk bankalarından aldıkları krediyle, kasasındaki 2 milyar dolarlık bütçe ile beraber satın aldı’ iddiası kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Yazar ‘2 milyar dolar’ şeklinde ifade ettiği veriyi nereden elde ettiğini açıklamalıdır. Özelleştirmenin gerçekleştiği 2005 yılında Türk Telekom’un kasasında bulunan nakdin tamamına yakını Hazine’ye devredilmiştir. Türk Telekom’un kasasında sadece işletme giderleri için küçük bir miktar nakit bırakılmıştır. Bu konuya ilişkin detaylı rakamları Türk Telekom’un özelleştirme izahnamesinde görmek mümkündür.

Yazıda yer alan ‘OTAŞ’ın 10 senede Türk Telekom’da 15 milyar dolar kâr ettiği’ iddiası da yine şirkete ait herhangi bir finansal rakama dayandırılmayan, nereden elde edildiği belli olmayan ve tamamen yanlış bir veridir. 2006 yılından 30 Haziran 2018’e kadar geçen sürede Türk Telekom ortaklarının aldıkları kâr payı rakamlarına bakıldığında herhangi bir şekilde OTAŞ’ın 15 milyar dolar kâr elde ettiği bilgisine ulaşmak mümkün değildir. Türk Telekom’un resmi internet sitesinden de rahatlıkla ulaşılabilecek finansal veriler özetle şöyledir: 2006-2018 Haziran ayı sonuna kadar geçen sürede, Türk Telekom Grubu’nun toplam net kârı 18,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde toplam ödenen brüt temettü tutarı 21,4 milyar TL’dir. Bu 21,4 milyar TL’nin 10,6 milyar TL’si (6.54 milyar dolar) Türk Telekom’un yüzde 55 hissedarı olan OTAŞ’a ödendi. 9,0 milyar TL’si (5.71 milyar dolar) yüzde 31,68 hissesi bulunan devlete düşen paydı. Yüzde 15’i halka açık olan Türk Telekom’un geri kalan 1,8 milyar TL’lik kâr payı ise küçük yatırımcıya düşen kısımdı.

Özetle OTAŞ’ın Türk Telekom için devlete ödediği miktar 7.2 milyar dolar iken, temettü olarak aldığı miktar 6.54 milyar dolar. Bu hesaba göre OTAŞ şu ana kadar özelleştirme bedelinin sadece anaparasını alabilmiş durumda. Bu arada özelleştirmeden bu yana temettü ve hisse satış sözleşmesi kapsamında aktarılan tutarla birlikte devlete Türk Telekom’dan aktarılan miktar toplam 10 milyar 390 milyon TL’yi (6.77 milyar dolar) aşıyor. Yani 9 milyar TL’lik (5.71 milyar dolar) temettü ödemelerine ek olarak devlet, Türk Telekom’un yüzde 55 oranındaki hissesinin özelleştirmesi ile 6,5 milyar dolar (8,9 milyar TL) gelir elde ederken, 2008 yılında yapılan halka arz ile de 1,7 milyar dolar (2,15 milyar TL) gelir daha elde ederek toplamda hisse satışlarından da 8,2 milyar dolarlık (11,1 milyar TL) daha gelir elde etmiş oldu. Böylece 2006 yılından bu yana Türk Telekom’dan en büyük getiriyi yüzde 31.68 pay sahibi devlet almıştır.

İDDİA 3: Devrin ardından Türkiye’nin söz konusu özelleştirmeden, sadece satın alma ödemesi, vergi ödemeleri ve borç faizinin ödenmesini kapsayan ödemelerle, 20 milyar dolar zarar ettiği ortaya çıktı.

GERÇEK: Yazıda belirtilen ve hangi verilere dayanarak, nasıl hesaplandığı belli olmayan ‘Türkiye’nin 20 milyar dolar zarar ettiği’ iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Devletin, Türk Telekom’un özelleştirilmesi konusunda zararı söz konusu olmadığı gibi milyarlarca dolarlık kazancı olmuştur. Türk Telekom 2005’ten bu yana kurumlar vergisi, hisse satış gelirleri, vergiler gibi pek çok başlık altında devlete 84,5 milyar TL (47,8 milyar dolar) katkı sağlamıştır. Başta 268 bin kilometrelik fiber altyapısı, 5G ve ötesi teknolojilere yönelik AR-GE yatırımları olmak üzere Türk Telekom, özelleştirmeden bu yana 32 milyar TL (15,3 milyar dolar) yatırım yaptı. 33 binden fazla çalışanı bulunan Türk Telekom, 1 Ocak 2006’dan Haziran 2018’e kadar geçen süre içinde 158,3 milyar TL gelir elde etti. Bu rakamların da açıkça ortaya koyduğu gibi ülke ekonomisine ciddi ekonomik katkı sağlayan Türk Telekom, yaptığı yatırımlar ve yarattığı istihdam ile de ülkenin gözbebeği şirketlerinden biridir.

İDDİA 4: 1993 yılı başlarında Telekom'a 25-30 milyar dolar piyasa değeri biçiliyordu. Türkiye’nin ortalama 4.5 milyar dolar gelir elde ettiği, 20 milyar dolar da zarar etmesinin üstüne yeni bir skandal daha yaşandı.

GERÇEK: Açık ihale usulü ve tamamıyla şeffaf bir şekilde kamuoyunun göz önünde gerçekleşen Türk Telekom özelleştirmesinde şirketin piyasa değeri tamamen dönemin piyasa koşullarına göre, uluslararası finansal kurallar çerçevesinde gerçekleşmiştir. Nitekim, 2006 Yılında Türk Telekom özelleştirmesi işlemi, finans alanında prestijli bir dergi olan “Acquisitions Monthly” tarafından “Gelişen Piyasalarda 2005 Yılı’nın En Başarılı İşlemi” ödülüne de layık bulunmuştur. Böylelikle, ülkemizde ilk kez bir şirket birleşme ve devralma işlemi uluslararası ölçekte bir ödüle layık görülmüştür. 6.55 Milyar dolar karşılığında yüzde 55’i özelleştirilen Türk Telekom, özelleştirme sonrası 2005 yılı sonundan Haziran 2018’e kadar geçen 12 yılı aşkın sürede; Kamu maliyesine toplam 47,8 milyar dolar karşılığı 84,5 milyar TL nakdi fayda sağlamıştır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Türk Telekom’un ülke ekonomisine zarar değil kazanç sağladığı açıkça ortada iken, yazarın ‘20 milyar dolar zarar’ verisine nereden ve nasıl ulaştığını ortaya koyması gerekir.

İDDİA 5: OTAŞ’ın Türk Telekom’u satın aldıktan sonra 35 milyon kilometre uzunluğundaki bakır kabloları 2013 yılında sattığı anlaşıldı. Üstelik OTAŞ, eski adı İMKB olan Borsa İstanbul’a bu satışlar ile ilgili bildirimde bulunarak satışı doğruladı. Satış miktarına ilişkin bilgi vermeyen şirket, "Fiber yatırımlarımız sonucunda şebekemizde bulunan bakır kabloların bir kısmı atıl hale geliyor. Kaynakları en iyi şekilde değerlendirmek için atıl hale gelen bakır kabloların satışıyla fiber yatırımlarımıza kaynak oluşturuyoruz" açıklamasını yapmıştı. Açıklamayla, milyonlarca kilometrelik kablo satışı gelirinin Hazine'ye değil, şirketin kasasına aktarıldığı anlaşıldı.

GERÇEK: Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi olarak Türk Telekom, iletişim alanındaki son teknolojiyi Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar götürme sorumluluğu ile hareket etmektedir. Bu kapsamda teknolojik gelişmeler uygun olarak altyapısını bakır kablodan fiber kabloya dönüştürmektedir. Bu dönüşüm teknolojik gerekliliklerden kaynaklanmakta olup fiber kablolar geniş bant aralığı, düşük kayıp, elektromanyetik bağışıklık, gibi özellikleriyle bakır kablolara kıyasla üstünlük sağlamaktadır. Bir başka ifadeyle fiber kablolarda iletim hızı ve taşıma kapasitesinin bakır kablolardan tartışmasız olarak daha üstündür. Bu kapsamda tüm dünyada altyapıda bakır kablolar yerini fiber kablolara bırakmaktadır. Yazıda iddia edilen bakır kablo satışı bu yatırımlar kapsamında gerçekleşmektedir ve iddia edildiği gibi OTAŞ’ın kasasına değil Türk Telekom’un kasasına girmektedir. Türkiye’nin iletişim altyapısının omurgasını üstlenen Türk Telekom, bakır kablo satışı kararını şirketin ve ülkenin ihtiyaçlarına göre karar vermektedir. Halen ülkenin her binasında, hemen her hanesinde ve bu binalara giden altyapıda bakır kablo bulunmaktadır. Yazarın ima ettiği gibi, Türk Telekom’da OTAŞ’a gelir sağlanması amacıyla hiçbir bakır kablo ya da başka bir varlığın satışı söz konusu değildir. Ayrıca yazıda iddia edildiği gibi bakır kablo satışı ile ilgili kamuoyu açıklaması OTAŞ tarafından değil, Türk Telekom tarafından yapılmıştır. Sadece kendilerinin ele geçirdikleri bir belgeymiş gibi üzerine internet sitesinin logosunu da ekleyerek görüntüsünü paylaştıkları ve Türk Telekom’un açıklamaya yapan kurum olduğu açıkça görülen söz konusu kamuoyu açıklamasını Yazar, yazısında OTAŞ’ın yaptığını yazarak kamuoyunu yanıltmaktadır. Telekom, özelleştirmeden bu yana 680milyon TL’lik hurda bakır kablo satış kârı elde ederken, 3,7milyar TL’lik fiber yatırımı yapmıştır. Kısacası satılan bakır kablonun yerine 5 kattan fazla bedelle geleceğin teknolojisi fiber yatırımı gerçekleştirilmiştir. İhtiyaç duyulan alanlarda bakır kabloların fibere dönüşümü kapsamında toplam fiber altyapı uzunluğu 2018 Haziran ayı sonu itibariyle 268 bin kilometreye ulaşan Türk Telekom, Türkiye’nin en büyük fiber altyapısına sahip şirket konumundadır. Türk Telekom’un altyapı ağı Türkiye’nin yüzde 98’ini kapsamaktadır. Özetle bakır kablo satışı nedeniyle ülkede iletişim altyapısı zayıflamış ya da altyapıda yoksun kalmış tek bir nokta olmadığı gibi Türk Telekom’un gerçekleştirdiği fiber altyapı yatırımları ile Türkiye dünya telekomünikasyon sektöründe rekabetçi konuma yükselmiştir.

İDDİA 6: Fakat burada da Danıştay'ın 2013’te "satamaz" dediği altyapı için ihaleye çıkan şirket, geliri yatırımlarında kullanacağını açıklayınca bakır ile fiber kablo arasındaki maliyet farkından kazanç sağladığı öğrenildi.

GERÇEK: BTK ile Türk Telekom arasında imzalanan İmtiyaz Sözleşmesinde Türk Telekom’un sahip olduğu gayrimenkuller üzerinde tasarrufta bulunmasını engelleyen yasaklayıcı bir hüküm yer almamaktadır. Sadece, Sözleşme kapsamında Türk Telekom’a Sözleşme’nin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, sistemin işleyişini etkileyen tüm teçhizatı bütün fonksiyonları ile çalışır vaziyette ve bu teçhizatın üzerinde kurulu bulunduğu, kendi kullanımında olan taşınmazları devir anında BTK’ya veya BTK’nın göstereceği kuruluşa bedelsiz olarak devretme yükümlülüğü yüklenmiştir. Türk Telekom’un taşınmaz alım satımı veya kiralanması gibi işlemleri yapmasını engelleyici herhangi bir Danıştay kararı da bulunmamaktadır. İddia bu yönüyle gerçek dışı olup yanıltıcılık kastı içermektedir. Yazarın ‘Danıştay’ın ‘satamaz’ dediği’ şeklindeki iddiasını hangi karara dayandırdığını açık ve net bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bakır satışlarından elde edilen gelirlerin tamamı Türk Telekom’un kasasına girmiş ve fiber altyapı yatırımlarında kullanılmıştır.

İDDİA 7: 35 milyon kilometre bakır ağına sahip Türk Telekom’un, 2013’e kadar sadece 150 bin kilometre fiber kablo döşediği belirtilmişti. Türkiye'de 1 metre bakır kablo döşemenin maliyeti o dönem 90 cent iken, aynı uzunluktaki fiber kablo 50 cente mal oluyordu. O gün yapılan yorumlara göre iki yatırım arasında 100 kata varan bir maliyet farkı söz konusu yaşandı.

GERÇEK: Haziran 2018 itibariyle 268 bin kilometre fiber altyapı uzunluğuna sahip olan Türk Telekom Türkiye’nin en büyük fiber altyapısına sahip şirketi konumundadır. Özelleştirme tarihinden itibaren yapılan fiber yatırımlarının toplamı, satılan bakır kablo değerlerinin kat kat üzerindedir. Haziran 2018 itibariyle 680 milyon TL’lik hurda bakır kablo satılırken, 3,7 milyar TL’lik fiber yatırımı yapılmıştır. Yazarın iddiasında yer verdiği tüm verilerin kaynağını ve hesaplama yöntemini açıkça belirtmesi gerekmektedir.

İDDİA 8: Türk Telekom'un altyapısında Osmanlı döneminde döşenmeye başlanan kablo altyapısını içeren Telekom'un elindeki bakırın değeri iddialara göre 10 milyar doları buldu. Öte yandan 2003'de tonu 2 bin dolardan satılan bakırın fiyatı 2013'te 8 bin dolara çıkmıştı. Böylelikle OTAŞ’ın sadece bankalara ödemediği kredilerden değil, Türkiye'nin Telekom bakır altyapısını satarak da milyarlarca lira kazandığı anlaşıldı.

GERÇEK: Yukarıda da belirtildiği gibi bakır kablo satışından elde edilen gelirler OTAŞ’ın değil Türk Telekom’un kasasına girmektedir. Yapılan bakır kablo satışları ve gerçekleşen fiber altyapı yatırımları Türkiye’nin iletişim altyapısının omurgasını üstlenen lider bir şirket sorumluluğu ile büyük bir titizlikle hesaplanarak ve şeffaf bir şekilde yapılmaktadır. Dolayısıyla bu satışlardan ve yatırımlardan Türk Telekom ve ülke ekonomisi kazançlı çıkmaktadır.

Kaynağı belli olmayan, nasıl hesaplandığı ortaya koyulmayan asılsız iddialarla Türk Telekom’un ülke ekonomisine sağladığı katkılar önemsizleştirilmeye, şirketin kötü yönetildiği, kaynaklarının dışarı çıkarıldığı ima edilmeye çalışılmaktadır. Yazıda belirtilen rakamların kaynağını ve doğruluğunu ortaya koymak Yazarın sorumluluğundadır.

Yukarıda yapılan açıklamalara istinaden, basın özgürlüğüne, bu özgürlüğün ana unsuru olan gerçek haber ve özgür yorum ilkelerine saygı duyduğumuzu ancak hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören Türk Telekom’un zarara uğratılmasına sebep olacak şekilde, Türk Telekom aleyhinde gerçeğe aykırı ithamlarda bulunulan ve Türk Telekom’un saygınlığı ile bağdaşmayan iddialar içeren söz konusu yazı dahil her türlü yayın ile ilgili yasal yollara başvuracağımızı, değerli kamuoyuna saygı ile bildiririz.

TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A.Ş.​​